MENÜ
$Alış 3.5344Satış 3.5408
Alış 3.7579Satış 3.7647
£Alış 4.4839Satış 4.5073
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
Yükleniyor
İmsâk00:00
Güneş00:00
Öğle00:00
İkindi00:00
Akşam00:00
Yatsı00:00

Eğitim yılı eski sorunlarla açılıyor

57 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı

Yeni eğitim öğretim yılı eski çarpıklıklarına ek olarak yeni sorunlarla birlikte açılıyor

Eğitim yılı eski sorunlarla açılıyor

2016-2017 eğitim öğretim yılı yarın başlayacak olmasına rağmen halihazırda çarpık olan eğitim sisteminden kaynaklanan sorunlar artarak öğrencilerin kaşısına çıkmaya devam ediyor. Bu yıl eğitim sistemi açığa almalar, basılmayan kitaplar ve müfredat sorunlarıyla açılıyor.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından binlerce öğretmen ve akademisyenin görevinden alındığı bir sürecin hemen ardından başlayacak eğitim yılında öğrenciler de sorunlarla karşı karşıya kalacaklar. Anadile eğitim haklarının gasp edildiği, okullarının karakola dönüştürüldüğü Kürt illerinde ise öğrenciler diğer öğrencilerden daha ağır bir şekilde bu sorunlarla boğuşmak durumunda kalacak. Zira OHAL KHK’sı ile açığa alınan 11 bin 285 öğretmenin 4 bin 300’ü Diyarbakır’dan.

Tabi öğrencilerin yaşadığı sorunlar bununla da sınırlı değil; 1 milyonu aşkın çocuk ise okula gitmesi gerekirken işçilik yaparak çocuk yaşta sömürüyü en azgın şekilde iliklerine kadar hissediyor.

“1.3 milyon çocuk okula gitmiyor, 1 milyonu çalışıyor”

20 milyonu aşkın çocuğun okula gittiği Türkiye’de kapitalizmin vahşi sömürü koşullarıyla karşılaşan çocuklar ise okula gitmek yerine çalışmak zorunda kalıyor.

Eğitim Sen 2015-2016 Yıl Sonu Raporu’nda yer alan verilere göre; yarısı tarım sektöründe olmak üzere 1 milyona yakın çocuk okula gitmesi gerekirken aile geçimine katkı sunması için çalıştırılıyor. Üstelik koşulları hiç de uygun olmayan ortamlarda…

Toplamda okula gitmeyen çocuk sayısı ise 1,3 milyon. Okula gidebilen yoksul ailelerin çocukları ise ders çalışmak, kitap okumak ve oyun oynamak için ayrıması gereken zamanının çoğunu ev işlerini yapmaya harcamak zorunda kalıyor. Bu sayısının ise 7.5 milyon civarında olduğu belirtiliyor.

DİSK-AR’ın Türkiye’de Çocuk İşçiliği Gerçeği 2015 Raporu’na göre; 6-14 yaşındaki çocuklar 28 saat, 15-17 yaş grubundaki çocuklar 45 saat çalışıyor. Okula devam etmeyen çocuklar ise haftalık 54 saat çalışıyor. 6-17 yaş grubunda okula gidemeyen çocukların sayısı yüzde 58.7. Okuyan ve aile gelirine katkı sağlamak için çalışan çocuk işçilerin oranı ise yüzde 24.

Üstelik bu çocuklardan birçoğu çalıştıkları işlerde ölümle burun buruna geliyor ve her yıl çok sayıda çocuk işçi iş cinayetine kurban gidiyor. Okuması gereken çocuk işçiler en çok tarım, inşaat, metal ve ticaret iş kollarında iş cinayetlerine kurban gidiyorlar. Türkiye’de son 13 yılda en az 127 çocuk işçi iş cinayetine kurban gitti.

“228 bin derslik açığı var”

Suriye’deki çetelere sınırsız destek sağlanırken, Kürdistan’daki kirli savaş için örtülü ödenekten milyonlar harcanırken eğitime ise gerekli bütçe ayrılmıyor. Bunun neticesinde Türkiye genelinde 228 bin derslik açığı var.

Bu durum gericiliğin eğitimdeki yansımasının bir politikası olan 4+4+4 sistemi ile 6 yaşındaki çocukların okula başlatılmasıyla daha da arttı. OECD ülkelerinde sınıflar 21 kişi iken AB ülkelerinde bu sayı 19,8’e kadar düşebiliyor. Ancak Türkiye’de başta Kürt illeri olmak üzere sınıf başına 50-60 civarı öğrenci düşüyor.

“Din dersinin saati matematik ve fen dersini geçti”

Yine 4+4+4 eğitim sistemi ile “dindar nesiller” yetiştirmeyi amaçlayan gerici iktidar bilimsel eğitimi tamamen rafa kaldırarak gericiliği okularda hakim kılmak için son hızla çalışıyor. Öyle ki zorunlu ve seçmeli olarak öğrencilerin karşısına konulan din derslerininin haftalık süreleri matematik ve fen derslerini geçti. OECD’in ortaöğretim öğrencilerine matematik, fen ve okuma bilgi ve becerilerini ölçmek amacıyla gerçekleştirilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sınavında Türkiye; 65 ülke arasından matematikte 44., okuma becerisinde 41. ve fen alanında ise 43. sırada yer aldı.

Yorum Yaz